22 Aralık 2011 Perşembe

Çocuk Şiddetinin Nedenleri

ÇOCUK ŞİDDETİNİN NEDENİ (EQ EKSİKLİĞİ)
EQ EKSİKLİĞİ
Özellikle ilk beş yılda anne babanın çalışmasından dolayı onlardan ayrı kalan, hayatlarında bu boşluğu televizyonla dolduran, duygusal zekayı, empatiyi geliştirecek gerekli ilgi ve sevgiyi göremeyen çocuklar, büyümeye başladıklarında çok çabuk, acımasız birer katile dönüşebiliyorlar.
Mitchell Johnson, henüz 13 yaşında bir öğrenci. Ama o bu küçük yaşında, kendi akranı 10 öğrenciyi ağır yaraladı ve bir öğretmeni öldürdü. Yine ABD’de 18 yaşında bir genç kız, üyesi olduğu bir çeteyle, 3 kişilik bir aileyi hunharca öldürdü. Özellikle Batı’da ve ABD’de sıkça rastlanan bu olaylara, ülkemizden de örnekler verebiliriz. Ama bu kadarı bile, yeterince korkunç ve düşündürücü. Peki ama o masum yüzleri ile çocukları bu denli acımasızlığa, şiddete iten sebep ne?
Sevgisizlik duygusal zekayı köreltiyor
Çocukluktan itibaren öğrenilmeye başlanan duygusal zeka (EQ)’nın gelişiminin, çocuk 15 yaşına gelmeden tamamlanmış olması gerekiyor. Duygusal zekayı geliştiren bir ortamda büyüyenler, EQ’su yüksek kişiler olarak, başkalarıyla iyi geçinen, uyum yeteneği yüksek, öz disipline sahip, hayatla barışık bir birey olmanın tadını çıkarıyorlar. Eğer çocuk duygusal zekasını geliştirecek bir ortamdan mahrum kalmışsa, biraz büyüdüğünde, kolaylıkla şiddete başvurabiliyor hatta bir dizi cinayetler işleyen acımasız bir katile bile dönüşebiliyor.
Hayatta kalmanın kilit mekanizması olan duygusal zeka, aynı zamanda insanların içinde yatan hainliğin de en büyük engelleyicisi. Duygusal zekanın normal zekadan farkı; beyin, alt ve üst olmak üzere iki kısma ayrılıyor. Üst beyin düşünen beyin, ama her şey üst beyinle halledilemiyor. Beynin kalbi dediğimiz alt beyin ise, buna öğrenen, duygusal beyin de deniyor, sağ kalmanın, insan olmanın, insan gibi davranmanın temelini oluşturuyor. Çünkü başımıza gelmiş olan her olay, öğrenilen her duygu alt (öğrenen) beyinde hatırlanıyor. Örneğin sevinçli olduğunuzda ya da öfkelendiğinizde ne yapmanız gerektiğini bilirsiniz. Hiç sevinçliyken, etrafına kızan birini gördünüz mü? İnsanların tüm bu duyguları öğrenmesini ve hatırlamasını sağlayan beynin alt kısmı duygusal beyindir. Bir anlamda bizim tepkilerimizi düzenleyip, hayatta kalmamızı sağlar. Ama çocukken kişi duygusal beyin geliştirecek; yani duyguları öğrenecek bir ortamda büyümemişse, büyüdüğünde başkalarıyla olan ilişkilerinde sorunlar yaşar. Genelde başkalarına söz hakkı tanımayan, uyum yeteneği gelişmemiş bir birey olur. Duygusal zekayı körelten en büyük etken de sevgisiz bir ortamda yetişmektir.


ABD’de EQ düşüyor
Ünlü duygusal zeka uzmanı Daniel Goleman, son yıllarda özellikle ABD’de yaşanan çocuk şiddetini, duygusal zekanın eksikliğine bağlıyor. Goleman’a göre, “gelişmiş ülkelerde anne ve babalar iş yaşamına kendilerini fazla kaptırdıkları için çocuklarıyla geçirecek vakit bulamıyorlar. Fakat bunun bedeli her şeyden daha ağır oluyor. Anne babanın olmadığı bir ortamda, çocuk bütün vaktini televizyon karşısında geçiriyor. Hatta zamanla dışarıda kendi yaşıtlarıyla oynamak bile istemiyor. Böylece sevgi, arkadaşlık, sadakat, ilgi,merhamet, dostluk, empati tüm bu duyguların hiçbiriyle karşılaşamadığı için öğrenemiyor. Hatta bunun yerine televizyon karşısında tersi yönde acımasızlık, nefret. Öç gibi duygularla besleniyor. Sonuçta duygusal zekası gelişmemiş, empati yeteneği olmayan bireyler olarak, topluma zararlı hale geliyorlar.”
Eğitimle duygusal zeka geliştirilebilir
Daniel Goleman, bugün özellikle gençlerde EQ’ bir azalma gördüğünü söylüyor. Gençler hatta çocuklar uyuşturucu kullanıyor, cinayet işliyorlar. Bu yaşananları önlemek için, duygusal zeka açısından öğrencilere çok iyi bir eğitim sunmak gerekiyor. Ve bugün ABD’de çocuklara duygusal zeka düzeyinde okur yazarlık öğretilmeye çalışılıyor. Empati geliştirme, stresi bastırma gibi başlıklar altında dersler veriliyor.
Empati eksikliği tehlikeli!
Empati karşınızdaki duygularını söylemeden, ses tonuyla, hareketleriyle, sizin onu anlamanızdır. Aslında empati bir anlamda, başkalarına acıma duygusudur. Empati yeteneği olmayan çocuklar kendilerine nasıl davranılırsa karşılarındakine de öyle davranırlar. Düşen bir arkadaşlarını teselli etmek yerine ona bağırır hatta vururlar. Çünkü empati karşınızdakinin ıstırabını hissedebilmektir. Empatisi olmayan kişiler yalnız kendilerini düşünürler. Birisine kızdıklarında bunu şiddete başvurabilirler.


ANA-BABA TUTUMLARI
Çocuklarda görülen davranış bozuklukları arasında ana-babaları en çok endişelendiren çalmadır. Çünkü, bu davranışı tipik suçlu davranışı olarak görürler ve korku duyarlar.Ana-babalar genellikle  Şu tepkileri gösterirler.
-Çocuğu cezalandırma, dayak
-polisle korkutma
-Çözüme yönelik birşey yapmama.
Peki  çalma  davranışı gösteren çocuğa nasıl davranalım?


NASIL DAVRANILIR?
1-aşırı tepki göstermemek gerekir.Kesinlikle fiziksel ceza verilmemelidir. Ana-baba bağırıp çağırmadan, olayı onaylamadığını göstermelidir,
2-Çocuğu kötü olarak damgalamamak gerekir.Çocuğun sadece o andaki yaptığı davranış eleştirilmelidir.
3-Çocuğun aldığı eşyayı geri vermesi sağlanmalıdır.Çocuk aldığı eşyayı kendisi özür dileyerek geri vermelidir. Eğer eşya kırılmış yada bozulmuşsa yenisi alınmalı ve parası çocuğun harçlığından ödetilmelidir.Çocuğun harçlığı tamamen kesilmemelidir.
4-Çocukla konuşarak, sorun çözme yöntemi denenebilir.Çocuktan bu durumu net bir Şekilde tanımlaması istenir.Ör; "eşyayı alırken aklından neler geçiyordu?" Diye sorabilirsiniz.
5-Çocuğunuzun hatalı davranışı iş yaparak ödemesini sağlayın."Ali arkadaşının kalemini almana çok üzüldüm. Kuralı biliyorsun. Yalnızca sana ait eşyalara sahip olabilirsin. Şimdi arkadaşına kalemini geri vereceksin. Kuralı bozduğun için bazı işler yapmanı istiyorum.Balkonu yıkayacaksın" Eğer çocuk yapmak istemezse o zaman  sinirlenmeden "ya söylediklerimi yaparsın yada istediklerini yapma hakkını kaybedersin "diyebilirsiniz.
6-Şüphelenilen durumlarda çocukla konuşmak gerekir."Benim cüzdanımdan para alıp almadığından emin değilim, fakat sana çok gerektiği için aldıysan ve eğer geri verirsen seninle gurur duyacağım. Benim seninle gurur duymamdan daha önemlisi senin kendinle gurur duyman."Şeklinde bir konuşma aldığı eşyayı geri vermesini sağlayabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme